Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası. İhyayı dinle olur şu milletin ihyası.

Edeb-i Nur

Mukaddeme Ene Abd Arşiv

Ene

Bir taşi bina-yi ömrümün düstü yere; Can yatar gafil, binasi oldu viran bîhaber.. Dil bekası, hak fenası istedi mülk ü tenim bir devasız derde düştüm, âh ki lokman bîhaber.


Kategorilerim



Kalem-i Münteha

Bütün Yollarım Sana Döner...
Affet bizi ey aşk...
Unuttuk...
Gül Ve Diken
Konuş ne olursun kalbim!!!
Yazılmamış her şiir ölüm oluyor sonunda
Aşk mı dedin gülüm, dur hele…
Gül Ahmedim!...
Ah!Eylül İşte
Bekle Dost Kapısını Sadık Dost İsen
“Mesleğimiz haliliyedir”
Anladım Ramazan Gelmiş Kapımıza...
Hizmet Kardeşlerime Uhuvvet Kokulu Güllerle Hediye Ediyorum..
Üzülme...
Bir Bardak Çay Gibi Ömür…
Sana Gülmek Yasak Dostum!
Gİdiyorum....
Çetin Yolların Metin Yolcuları!
DAVA YÜREK İSTER…
Bize Seni Gerek Seni...
Mecnun değilsen SUS..
AŞK TIR Kİ . . . !
Katre-i Matem'den Katre
Yağmur Yüreklim
Haydi Bir Gül


Munisler

hgemci
binbirhuzun
nartn
Blogcu Yardım
abunaar
teksin61
simuzer60
teksin sabri
nisanur83
sevgiliyolu
nurennur
biralagul
mefkuremvisalim
nuruahsen
ikraoku
askimakber
canahmedimsav
YuSuF YüZLü
sevinlibebek
eminegolylmz
altnsilsile
nurumuhammed
endulushan
saklidiyar
bolahenkk
risaleinurdanvecizeler
sukutzamani
miniknurcular
kureysi
mechulsair09
samet kınır
firdevs78
peygamberrefendimiz
erhan ...
havadankoyu


Bağlantılarım

* Davayı Nübüvvet Tevhiddir!Tevhid İnancımızdır!
* Risale-i Nur Sohbeteri
* Katrenur




Dua

Image Hosted by ImageShack.us
Efendimizin s.a.v. Duası

Rasül-i Ekrem Efendimiz namaza başlarken kendisi için şöyle duâ etmiştir: “Ey Allah'ım hatalarımı benden doğu ile batı arasındaki mesafe kadar uzak kıl. Ey Allah'ım beyaz elbisenin kirli paslı elbiseden ayıklandığı gibi beni de günahlarımdan pâk eyle. Ey Allah'ım beni katında bulunan mânevî kar, su ve dolu ile yıka”


Image Hosted by ImageShack.us
amin


Ziyaretçilerim




Dost sıteler

tıklayınız tıklayınız tıklayınız tevhid.gen.sitesine gitmek için tıklayınız Risale-i Nur Külliyatı Arama


Zaman

Zamana Yemin olsun ki insan hüsrandadır.






“Mesleğimiz haliliyedir”





“Risale-i Nurun mayası ve meşrebi tefekkür ve şefkat olduğu cihetle Hazret-i İbrahim’in (A.S.) hususî meşrebi olan tefekkür ve şefkat noktasında tam tevafuk etmek sırrıyla…” (Şualar,723)

Hz. İbrahime "halilullah" denir. Bu, "Allah İbrahimi halil / dost edindi." ayetine dayanır. (Nisa 125)

Hz. İbrahim, Cenab-ı Hakkın cemalî isimlerine mazhar biri olduğundan yumuşak huylu, son derece merhametli idi. Onun bu durumunu, putlara tapanlara beddua etmeyip Allahın Ğafur ve Rahim isimlerine havale etmesinde görebiliriz.
Nur talebeleri "muhabbet fedaileri" olduğundan onların meslek ve meşrebi Hz. İbrahime daha yakındır. Bundan dolayı mesleğimiz "Haliliye" olmaktadır.

Bedir savaşında esir alınan müşriklere ne muamele edileceği konuşulurken, Hz. Ebu Bekir, fidye karşılığında serbest bırakılmalarını teklif eder. Hz. Ömer ise, öldürülmelerini söyler. Hz. Peygamber (a.s.m), Hz. Ebu Bekir`i Hz. İbrahim ve Hz. İsa`ya; Hz. Ömer`i de, Hz. Nuh ve Hz Musa`ya benzetir.

Hz. İbrahim, Cenab-ı Hakk`a şöyle yalvarmıştır. "Ya Rabbi, kim bana tâbî olursa, bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz Sen Gafur`sun, Rahim`sin" (İbrahim,36)

Hz. İsa, ümmetinden olup da, zamanla tevhidi bırakıp teslise sapanlar hakkında şöyle der: "Ya Rabbi, onlara azab edersen, şüphesiz onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen Aziz`sin, Hakim`sin" (Maide, 118.
Görüldüğü gibi, cemali tecelliye mazhar bu iki peygamber, ümmetlerinden haddi aşanlar için beddua etmemişlerdir.

Celâlî tecelliye mazhar olan Hz. Nuh ve Hz. Musa`nın duaları ise, farklıdır. Hz. Nuh, hakkı kabulden kaçan kavmi hakkında yaptığı duada şöyle der: "Ya Rabbi, yeryüzünde bir tek kafiri bile sağ bırakma..." (Nuh, 26).

Hz. Musa ise, şöyle yalvarır "Ya Rabbi, onların mallarını mahvet, kalblerini sık. Onlar, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmeyecekler" (Yunus, 88.








Tarih: 01:06, Cuma, Eylül 4, 2009 Kategori: Nurdan Damlalar
Yorum yaz

selamm

hayırlı ramazanlar tatlım çokk yogunum ugrayamadım :)sevgiler

Yazan: sevgiliyolu Tarih: 2009-09-07 00:20:53, 2009-09-07 00:20:53

Bağlantı

YOLCU

Hem meselâ, Hazret-i İbrâhim Aleyhisselâmın bir mu'cizesi hakkında olan -1- âyetinde üç işaret-i latîfe var.

Birincisi: Ateş dahi, sâir esbâb-ı tabiiye gibi kendi keyfiyle, tabiatiyle, körü körüne hareket etmiyor. Belki emir tahtında bir vazife yapıyor ki, Hazret-i İbrâhim'i (Aleyhisselâm) yakmadı ve ona, "Yakma!" emrediliyor.

İkincisi: Ateşin bir derecesi var ki, burûdetiyle ihrak eder, yani ihrak gibi bir tesir yapar.

Cenâb-ı Hak, Haşiye lâfzıyla, burûdete diyor ki: "Sen de hararet gibi burûdetinle ihrak etme!" Demek, o mertebedeki ateş, soğukluğuyla, yandırır gibi tesir gösteriyor; hem ateştir, hem berddir. Evet, hikmet-i tabiiyede, nâr-ı beyzâ halinde ateşin bir derecesi var ki, harareti etrafına neşretmiyor ve etrafındaki harareti kendine celb ettiği için, şu tarz burûdetle, etrafındaki su gibi mâyi şeyleri incimâd ettirip, mânen burûdetiyle ihrak eder. İşte zemherir, burûdetiyle ihrak eden bir sınıf ateştir. Öyle ise, ateşin bütün derecâtına ve umum envâına câmi' olan Cehennem içinde, elbette "Zemherir"in bulunması zarûrîdir.

Üçüncüsü: Cehennem ateşinin tesirini men edecek ve emân verecek İmân gibi bir madde-i mâneviye, İslâmiyet gibi bir zırh olduğu misillü, dünyevî ateşinin dahi tesirini men edecek bir madde-i maddiye vardır. Çünkü, Cenâb-ı Hak, ism-i Hakîm iktizâsıyla, bu dünya dârü'l-hikmet olmak hasebiyle, esbâb perdesi altında icraat yapıyor. Öyle ise, Hazret-i İbrâhim'in cismi gibi, gömleğini de ateş yakmadı; ve ateşe karşı mukâvemet hâletini vermiştir. İbrâhim'i yakmadığı gibi, gömleğini de yakmıyor.

İşte bu işaretin remziyle, mânen şu âyet diyor ki: "Ey millet-i İbrâhim! İbrâhimvârî olunuz; tâ gömlekleriniz, en büyük düşmanınız olan ateşe hem burada, hem orada bir zırh olsun. Ruhunuza imânı giydirip, Cehennem ateşine karşı zırhınız olduğu gibi; Cenâb-ı Hakkın zeminde sizin için sakladığı ve ihzâr ettiği bâzı maddeler var, onlar sizi ateşin şerrinden muhâfaza eder. Arayınız, çıkarınız, giyiniz." İşte, beşerin mühim terakkiyâtından ve keşfiyâtındandır ki, bir maddeyi bulmuş. Ateş yakmayacak ve ateşe dayanır bir gömlek giymiş. Şu âyet ise, ona mukabil bak ne kadar ulvî, latîf ve güzel ve ebede kadar yırtılmayacak "Hanîfen Müslimen" tezgâhında dokunacak bir hulleyi gösteriyor.


Yazan: HAKİKAT Tarih: 2009-09-04 08:44:28, 2009-09-04 08:44:28

Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->





Feedjit Live Blog Stats