Ene
|
Bir taşi bina-yi ömrümün düstü yere;
Can yatar gafil, binasi oldu viran bîhaber..
Dil bekası, hak fenası istedi mülk ü tenim bir devasız derde düştüm, âh ki lokman bîhaber.
|
Kategorilerim
|
|
|
Bağlantılarım
|
|
|
Ziyaretçilerim
|
|
ZamanZamana Yemin olsun ki insan hüsrandadır.
|
|
|
“Mesleğimiz haliliyedir”

“Risale-i Nurun mayası ve meşrebi tefekkür ve şefkat olduğu cihetle Hazret-i İbrahim’in (A.S.) hususî meşrebi olan tefekkür ve şefkat noktasında tam tevafuk etmek sırrıyla…” (Şualar,723)
Hz. İbrahime "halilullah" denir. Bu, "Allah İbrahimi halil / dost edindi." ayetine dayanır. (Nisa 125)
Hz. İbrahim, Cenab-ı Hakkın cemalî isimlerine mazhar biri olduğundan yumuşak huylu, son derece merhametli idi. Onun bu durumunu, putlara tapanlara beddua etmeyip Allahın Ğafur ve Rahim isimlerine havale etmesinde görebiliriz. Nur talebeleri "muhabbet fedaileri" olduğundan onların meslek ve meşrebi Hz. İbrahime daha yakındır. Bundan dolayı mesleğimiz "Haliliye" olmaktadır.
Bedir savaşında esir alınan müşriklere ne muamele edileceği konuşulurken, Hz. Ebu Bekir, fidye karşılığında serbest bırakılmalarını teklif eder. Hz. Ömer ise, öldürülmelerini söyler. Hz. Peygamber (a.s.m), Hz. Ebu Bekir`i Hz. İbrahim ve Hz. İsa`ya; Hz. Ömer`i de, Hz. Nuh ve Hz Musa`ya benzetir.
Hz. İbrahim, Cenab-ı Hakk`a şöyle yalvarmıştır. "Ya Rabbi, kim bana tâbî olursa, bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz Sen Gafur`sun, Rahim`sin" (İbrahim,36)
Hz. İsa, ümmetinden olup da, zamanla tevhidi bırakıp teslise sapanlar hakkında şöyle der: "Ya Rabbi, onlara azab edersen, şüphesiz onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen Aziz`sin, Hakim`sin" (Maide, 118. Görüldüğü gibi, cemali tecelliye mazhar bu iki peygamber, ümmetlerinden haddi aşanlar için beddua etmemişlerdir.
Celâlî tecelliye mazhar olan Hz. Nuh ve Hz. Musa`nın duaları ise, farklıdır. Hz. Nuh, hakkı kabulden kaçan kavmi hakkında yaptığı duada şöyle der: "Ya Rabbi, yeryüzünde bir tek kafiri bile sağ bırakma..." (Nuh, 26).
Hz. Musa ise, şöyle yalvarır "Ya Rabbi, onların mallarını mahvet, kalblerini sık. Onlar, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmeyecekler" (Yunus, 88.

|
Tarih: 01:06, Cuma, Eylül 4, 2009 Kategori: Nurdan Damlalar |
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Hizmet Kardeşlerime Uhuvvet Kokulu Güllerle Hediye Ediyorum..

Ey Rabbimiz! yaratmışsın dünyayı dahi iki, İlkinin gayesi ise İslâmdan başka ne ki? Arkamızdan bağırsalar, -Bunlar delinin teki! Onlara gül atar atmaz, Hizmete gideceğiz..
Zekeriyya kulun gibi testereyle kesseler, Münadiniz bilal gibi kayalarla ezseler, Mayınları ve dağları engel diye dizseler, Bir tekmede iter itmez, Hizmete gideceğiz..
Biz asa-yı Musa olup denizleri yararak, Bir Heraklit darbesiyle zincirleri kırarak, Biz, İbrahim dostun gibi kâbeleri kurarak, Namazları kılar kılmaz, Hizmete gideceğiz..
Katmak için bu hizmete pâk sineli bayları, Ekip kurup hanesinde içeceğiz çayları, Atmış günlü yaşayarak, otuz günlük ayları, Demlikte çay biter bitmez, Hizmete gideceğiz..
Dünya bizi bağlayamaz, ne mamelek ne para, Deseler ki baban ölmüş, bu günler size kara, Göz yaşı ve dualarla indirince mezara, Üzerini örter örtmez, Hizmete gideceğiz..
Geceleri birkaç yerde çay sohbeti kurarak, İman dolu heybeleri sırtımıza vurarak, Yine neden gidiyorsun baba?, diye sorarak, Ağlayanı öper öpmez, Hizmete gideceğiz..
Bu gün durma günü değil, terler aksa enseden, Bir deri-bir kemik kalsa içimizde her beden, Yorgunluğu ve yeteri kaldırarak Türkçeden, Üçbeş lokma yutar yutmaz, Hizmete gideceğiz...
Durduracak sebep midir, tufan veya zelzele? Ne yolların yarılması, ne gafilden velvele, Şartlar aman vermesede, çektik mi bir besmele, Kollar kanat tutar tutmaz, Hizmete gideceğiz..
Döküp döküp saçacağız, kimin var ise nesi, Ancak böyle değerlenir bir ömür sermayesi, Koşuşmaktan kesilirse birimizin nefesi, Sırtımıza atar atmaz, Hizmete gideceğiz..
Denizlerden öte yerde kalmışsa birileri, Oraya dek götürürüz, iman denen cevheri, Ezanlarla çınlayınca dünyamızın her yeri, Uzaya göz diker dikmez, Hizmete gideceğiz..
Ey Rabbimiz! biz kulların varsa hizmette payı, Huzuruna geleceğiz, bekleriz madalyayı, Zaten bizim muradımız yanında içmek çayı, Bardakta çay tüter tütmez, Artık gitmeyeceğiz...
Şehit Namzeti
|
Tarih: 23:09, Çarşamba, August 19, 2009 Kategori: Nurdan Damlalar |
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|